Harcar,
iz bırakmaz.
- Hikâyesi olmayan sosyal medya kampanyaları
- “Yepyeni bir yaşam başlıyor” klişeleri
- Büyük bütçe, kısa ömür
- Görünürlük var, değer yok
Bu sunum, masaüstü deneyimi için tasarlandı.
En iyi görüntü için bilgisayarınızdan açmanızı öneririz.
Aynı bütçeyle; geçici bir görünürlük yerine, herkes için kalıcı bir değer.
Projenin kimliğinden, çıkış noktasından ve hedeflerinden beslenen bütün bir yol haritası çıkarırız.
Senaryoyu ihtiyaca göre bir şartnameyle birleştirir, yarışmanın konusunu netleştiririz.
Duyurudan kayda, reklamdan çekimlere; üniversite, enstitü ve şirketlerle tüm süreci yürütürüz.
Sektör duayenlerini bir araya getirir, çözüm ortağımızın vekiliyle birlikte değerlendiririz.
Verilen sorunu en iyi çözen öneriyi seçer, bir kazananlar grubu belirleriz.
Ödül töreni, sergi ve yayınla değeri görünür kılar, kitleyle ilişkiyi süreğen kılarız.
Ortağın kimliğini, sorununu ve hedeflerini okuruz; doğru senaryonun ve çarkın çıkış noktası.
Senaryo, tanınmış isimleri masaya çeker; prestij ve “keşfedilme” vaadi süreci cazip kılar.
Öğrenci, genç yetenek ve profesyoneller yarışır; sorunu en iyi ve en farklı çözümlerle buluşturur.
Ödül, sergi, yayın ve jüriyle temas; katılımcıya gerçek bir tecrübe ve kariyer ivmesi.
Ortağa duygusal açıdan bağlanmış, nitelikli bir kitle; gerçek bir “halk ile ilişki”.
Süreç, konuşulan organik bir ilgi odağına dönüşür; pazarlama ile pazarlanabilir bir değere.
Bu tanınırlık markanın merkezinde anılır; sergi ve yayınla tekrarlanan bir geleneğe ve kimliğe. Çark yeni bir okumayla döner.
Elenen projeler arasından çıkarılan kabuk şema, bugün bütün bir kıtanın görsel simgesi.
Ulusal yarışmanın kazananı; 28 yıl sonra açıldı, başkentin çağdaş kültür ve sanat simgesi oldu.
681 proje arasından sıyrılan cesur “High-Tech” yapı, bugün Paris silüetinin ayrılmaz parçası.
Bir liman şehrini küresel cazibe merkezine çevirdi; literatüre “Bilbao Etkisi”ni kazandırdı.
Dünyadan 47 projenin katıldığı uluslararası yarışmanın kazananı; Cumhuriyet’in en tepe simgesi.
Birleşen Almanya’nın parlamentosu; şeffaf yönetimin simgesi ve Berlin’in en çok ziyaret edilen odağı.
Türkiye’nin en büyük bütçeli davetli yarışmasının kazananı; İstanbul’un en güçlü karma-kullanım odağı.
img/semt-aerial.jpgBoşluk, fırsattır. Merkezdeki hacim, tam da bunu karşılayabilir.
Beş bloğun ortasındaki cam çatılı hacim.
Her projede gördüğümüz yeme-içme katı. Peki ya bunun yerine?
Mimari belli. İçine ne gireceğini yarışma belirler. İşte birkaç senaryo:
Konser, sahne, tören. Semt'in toplandığı an.
Sergiler ve atölyeler. Çağdaş sanatın adresi.
Turnuva ve yayın. Yeni neslin sahnesi.
Esnek ofis, buluşma, üretim. Çalışmanın merkezi.
Spa, fitness, dinginlik. Şehrin içinde nefes.
Manzara, müzik, gün batımı. Semt'in terası.
Çok disiplinli ve bağımsız bir jüri kazananı seçer. Bu onay, ortadaki hacmi sıradan bir kattan çıkarıp tanınan bir işe dönüştürür.
Kürsü ve akademiden tescilli isimler.
Mekanı bütünleyen disiplinler.
Programı içerikle besleyen bakış.
Sürdürülebilir ve kârlı kullanım.
İşverenin vizyonu masada.
Açılışta duyurulacak davetli isim.
Senaryodan jüriye, katılım şartlarından takvime; her başlık ana hatlarıyla çıkarıldı. İncelenmeye ve birlikte geliştirmeye açık.